Adana’nın Çukurova ilçesinde yer alan Simgesel Odak Alanları projesi, kentin farklı noktalarında kamusal yaşamı güçlendirmeyi hedefleyen bir kentsel tasarım önerisi olarak ele alınmıştır.
Adana’da konumlanan bu yarışma projesini, İzmir mimarlık ofisi olarak ele aldığımız tasarım sürecinde; tekil ve simgesel bir yapı üretmek yerine, kentin gündelik yaşamını destekleyen, farklı odak noktaları ve bağlantı aksları üzerinden gelişen bütüncül bir kentsel sistem kurgulamayı amaçladık.
Projede, yaya hareketlerini güçlendiren bağlantı aksları, farklı ölçeklerde kamusal odaklar ve etkileşim alanları oluşturacak kentsel mekânlar geliştirdik. Bu odakları yalnızca fiziksel düzenlemeler olarak değil; kent yaşamını destekleyen, kullanıcıların bir araya gelmesini sağlayan ve süreklilik üreten mekânsal organizasyonlar olarak ele aldık.
Geliştirdiğimiz bu yaklaşım, kentsel tasarımın yalnızca fiziksel çevreyi düzenleyen bir araç değil; üretim, etkileşim ve kamusal yaşamı yeniden tanımlayan bir sistem olarak ele alınabileceğini ortaya koymaktadır. Proje, davetli yarışma sürecinde değerlendirilmiş ve 2. ödüle layık görülmüştür.
Proje, parçalı ve tanımsız bir açık alanı, güçlü bir yaya omurgası etrafında örgütleyerek, farklı ölçeklerde kamusal kullanımları bir araya getirir.
Bu bağlamda alan, tekil bir meydan yerine, birbirine eklemlenen odak noktaları ağı olarak ele alınmıştır.Tasarımın ana kurgusunu oluşturan yaya aksları, yalnızca bir ulaşım elemanı değil, aynı zamanda kamusal yaşamın taşıyıcısıdır.
Bu akslar boyunca konumlanan açık alanlar, kullanıcıyı yönlendiren ve deneyimi zenginleştiren bir akış oluşturur.
Alan içerisinde tanımlanan farklı odaklar; meydanlar, etkinlik alanları, oyun alanları ve açık okuma mekânları gibi çeşitli kamusal kullanımları barındırır.
Her bir odak, kendi karakterini üretirken, bütünsel sistemin bir parçası olarak çalışır.
Proje, sert sınırlar ve keskin ayrımlar yerine, geçirgen ve akışkan mekânsal ilişkiler kurar.
Zemin sürekliliği ve peyzaj kararları, kullanıcıyı kesintisiz bir deneyim içerisinde yönlendirir.
Tasarım, kullanıcıyı pasif bir izleyici olmaktan çıkararak, mekânın aktif bir parçası haline getirmeyi hedefler.
Farklı yaş gruplarına hitap eden mekânsal kurgular, alanın günün farklı saatlerinde ve farklı senaryolarda kullanılmasını mümkün kılar.Alan içerisinde önerilen hafif üst örtüler, iklimsel konfor sağlarken aynı zamanda mekânsal tanımlayıcı olarak çalışır.
Bu elemanlar, gölge, geçirgenlik ve yarı açık mekân üretimi üzerinden kamusal kullanımı destekler.